Özel boyutlar 420×60 px

Okulumuz öğrencilerinden Cem Aslanhan ile Amerika’da basketbol adlı röportajımız:

-Basketbolla nasıl tanıştın?

-Öncelikle ben doğduğumdan beri spor yapıyorum. 3 yaşından beri yüzmeyle uğraşıyorum,  4 sene profesyonel yüzücülük yaptım. Ondan sonra maçlarını izleyerek basketbolla tanıştım. O zamandan beri basketbol oynuyorum

-Kaç yaşında başladın?

-10 yaşında başladım.

-Ne zaman ben basketbolda iyiyim ve bunu ilerletebilirim dedin?

– Bunu geçen sene dedim çünkü maçlarda çok iyi performanslar sergilemeye başladım. Takımımı iyi yerlere getirdiğimi düşünüyorum, böylece “Ben bu işi neden daha iyi bir yerde yapmıyorum?” diye düşündüm ve Amerika’ya gitmeye karar verdim.

-Şu ana faydalandığın burstan nasıl haberdar oldun?

-Gittiğim basketbol kampında yaptığımız maçlarda okulların koçları bizi izlemeye geliyorlar. Şu an gittiğim okulun koçu da beni maçlarda izlemiş ve güzel oynadığımı düşünmüş. Böylelikle bana burs ayarlamaya karar vermişler.

-Nasıl bursa başvurmaya karar verdin?

-Aslında çok ani oldu. Düşündüm ve haziran başında buna karar verdim.

-Bu aşamalarda ailenin rolü neydi?

-Onların desteği çok önemli benim için.  Beni her zaman desteklediler. Benim için çok uğraştılar, gelişmemde de katkıları çok büyük.

-Bursa başvurduktan sonra aşamalar nasıl ilerledi?

-Kampın internet sitesinden başvuru yaptıktan sonra bir takıma girdim ve o takımla beraber maçlara çıktık. Gittiğimiz maçlarda koçlar gelip bizi seyrettiler ve iyi olanları seçtiler.

-Amerikaya gideceğini duyduktan sonra aşamalar nasıl ilerledi?

-Oraya gittiğimizde ilk olarak okulla tanıştık. Biz bütün basketbol takımı olarak bir yurtta kalıyorduk. Günde 6-7 saat idmanlarımız oluyordu ve çok yoğun bir tempomuz vardı. Ama bir süre sonra alıştım.

-Bu bursun sana en büyük getirisi neydi?

-Orada tek başıma yaşadığımdan dolayı özgüven kazandım. Bir şeyler yapabileceğime inandım.

-Amerika’da zorlandığın şeyler oldu mu? Olduysa bunlar nelerdi?

-Evet, çok oldu. Sonuçta yeni bir yere gittim. Hiç kimseyi ve hiçbir yeri tanımıyordum. Kaldığım yurtta başlarda hiç kimseyle pek bir sohbetim yoktu. Birbirimize alışmamız biraz zaman aldı ama sonradan hepimiz iyi anlaşmaya başladık ve orayı beraber gezip tanıdık.

-Sana yapamazsın diyenlere nasıl tepkiler verdin?

-Bana şu ana kadar birçok kişi “Yapamazsın.” dedi ama ben yine de iyi yerlere gelmeye başardım. Amerikaya gittikten sonra da “Yapamayacaksın, geri döneceksin.” diyenler oldu fakat ben kendi önüme bakmaya devam ettim

-Maçlar sırasında sana motivasyon veren bir şeyler oldu mu?

-Her maçtan önce sevdiğim bir müziği açarım ve maçta yapmam gerekenleri ve yapacaklarımı düşünürüm.

-Basketbolu profesyonel olarak devam ettirecek misin yoksa aklında başka bir meslek var mı?

-Şu anlık devam ettirmeyi düşünmüyorum çünkü ileride yazılımcı olmak istiyorum ama eğer çok büyük bir ilerleme kaydedersem devam edebilirim.

-Basketboldan ve bursundan bahsettik. Peki, hayatında Vefa’nın yeri neydi?

-Vefa’nın yeri çok büyüktü. Orada tek başıma nasıl yapacağımı düşünürdüm ama Vefa bana o özgüveni verdi. Zaten sosyal olarak da bana çok şey kattı.

-Okuldaki basketbol takımımız aktif bir şekilde ilerliyor, takımda olmayıp basketbolla ilgilenenler de var. Onlara basketbolda ilerlemek için neler önerirsin?

-Öncelikle oynamayı asla bırakmasınlar ve kendilerini geliştirmek için etkinliklere katılsınlar. Gerisi gelir zaten.

Röportaj: Vefa Lisesi 151.dönem Esra Tolayman

Leave a Reply