Özel boyutlar 420×60 px

Ege Peksarı, bugüne kadar oynadığı basketbol sayesinde yaşıtları arasında ilgi çekmeyi başardı. Peki, bugüne kadarki serüveni ve gelecekteki hedefleri neler?

 

Öncelikle basketbola kaç yaşında başladın? Basketbola başlamanda etkili olan bir olay veya kişi var mıydı?

Basketbola başladığımda 4.sınıftaydım. Annem basketbol oynamamı çok istiyordu. Çevremdeki çoğu arkadaşım da basketbol oynuyordu, bunun etkisi çok oldu. Babam da aslında futbolla ilgilenirdi ama son yıllarda benim sayemde basketbola yönelmeye başladı.

 Basketbol oynamaya başlamadan önce maçları takip ediyor muydun? Şu an basketbol maçlarını izlemeye yeteri kadar vakit ayırdığını düşünüyor musun?

Hayır, önceden sadece milli maçları izliyordum. Ama şuan daha farklı evde olduğum sürece ya film izliyoruz ya da maçlara bakıyorum. Onun dışında TOFAŞ’ta oynadığım için Bursa’daki maçlara gitme zorunluluğum var.

 Sırasıyla hangi takımlarda oynadın?

Gelişim Koleji, Anadolu Efes şimdi de TOFAŞ.

 Gelişim Koleji daha yerel bir takım. Gelişim Koleji’nden Anadolu Efes’e göre farklı olan nelerdi? Neler seni daha çok zorladı? Hiç çok zorlanıp vazgeçmeyi düşündün mü?

En başta profesyonellik çok farklıydı. Gelişim Koleji’nde oynarken daha çok küçüktük. Bizim için eğlence ön plandaydı. Ama Anadolu Efes’te insanlar artık basketbolu iş olarak görmeye başlamıştı. Bu yüzden antrenmanlar ve maçlar çok daha farklı ve zorlu geçiyordu.

Başlarda oradaki rekabetçi ortam çok zor geliyordu. Açıkçası biraz gözümü korkutmuştu. Ama zamanla alıştım ve alıştıkça bu rekabetin beni geliştireceğini anlayıp bundan zevk almaya başladım.

NBA ve Euroleague’de favorilerin var mı?

NBA’de Dallas Mavericks, Euroleague’de Real Madrid. Luka Doncic’i sevmeme şansım yok.

 Keşke ileride benim antrenörüm olsa dediğin birisi var mı? Varsa sebebi ne?

Favorilerim Zeljko Obradovic ve Saras Jasikevičius. Sebebi ise, ikisinin de çok disiplinli ve çalışmayı seven antrenörler olması. Ama benim esas ilgilimi çeken “winner” olmaları diyebiliriz.

 Kendi tarzınla en çok benzettiğin basketbolcu kim, idolün olan bir basketbolcu var mı?

Aslında ikisinin cevabı da aynı. Sadece kendi tarzımla benzetmek için şu an erken çünkü kendime sürekli yeni şeyler katmaya çalışıyorum; bu sebeple çok net bir cevap veremem. Ama yine de Dimitris Diamandidis diyebiliriz. Çünkü o pozisyonundakilere göre daha fizikli kalıyor ve atmaktan çok attırmayı seviyor.

 Bir takım sporunda en önemli şey nedir?

Saha içi ve saha dışı takım kimyası. Yani takımdaki insanlarla kurulan iletişimler ve oyuncuların birbirine olan bağlılığı benim için en önemlisi.

 Milli takımda oynamaya ilk ne zaman başladın? Sana nasıl bir duygu yaşattı?

Ben 14 yaşındayken ilk elemeler vardı. O zaman başladı her şey. O zamandan sonra da bütün milli takım kamplarına çağrıldım.

Milli takımda oynamak herhangi bir kulüpte oynamakla aynı şey değil. Sonuçta bizi kulüplerimiz dâhil herkes milli takım için yetiştiriyor. Bu yüzden milli takımda görev almak bizim için çok önemli ve gurur verici.

 Bu yaz oynanan Avrupa Şampiyonası’nda maç esnasında Rus bir basketbolcuya yaptığın bir “makas alma” hareketi vardı. Bu hareket çok konuşuldu ve eğlence konusu oldu. Sen ne düşünüyorsun bu konu hakkında?

Aslında orada aramızda küçük bir diyalog geçti. Her şey gayet normaldi. Ben de onu sinirlendirmek için öyle bir harekette bulundum. Kameraların bizi çektiğinin farkında bile değildim. İnsanlardan iyi kötü çok değişik yorumlar da geldi. Ama insanlar çoğu zaman rastlamasa bile bu gibi olaylar basketbolun içinde var.

 

Maç öncesi belli bir totemin ya da sana şans getirdiğine inandığın bir şey var mı?

Aslında totemlere inandığım söylenemez. Ama maça çıkmadan hemen önce soyunma odasında avuç içimle yere üç defa vuruyorum. Dediğim gibi çok olmazsa olmaz bir totem değil.

 Basketbol için motivasyonun var mı?

Kazanmak ve insanların seni desteklemesi beni çok motive ediyor. Ayrıca basketbol bir takım sporu olduğu için sadece kendin için değil aynı zamanda takım arkadaşların için de mücadele ediyorsun.

 Şu ana kadar spor hayatında en büyük başarın nedir?

Tabii ki milli takımda yer almak en büyük başarım. Ama maalesef ki henüz bir kupa kazanamadık. O yüzden Anadolu Efes’te oynadığım süreçteki U16 Türkiye şampiyonluğu diyebilirim. Çünkü o şampiyonluk bende çok farklı hisler uyandırmıştı.

 Basketbol dışındaki aktivitelere ne kadar vakit ayırırsın? Bunlar neler?

Basketbol dışında film ve dizilere çok vakit ayırıyorum. Ama onun dışında da ne zaman boş zamanım olsa yakın arkadaşlarımla basketbol oynamayı seviyorum.

Favori filmim “Limitless” olabilir. Ayrıca Türk oyuncular arasında Ali Atay ve Aras Bulut İynemli’yi beğeniyorum.

 Şu anki Ege geçmişe baktığında geçmişteki Ege’ye ne gibi tavsiyeler verirdi? Pişmanlıkların var mı?

Daha çalışkan olmasını ve önüne hedef koyarak ilerlemesini tavsiye ederdim. Ama şu anlık pişman olduğum bir olay yok.

 İzlerken ve oynarken unutamadığın bir maç var mı?

Oynadığım U16 Türkiye finalini unutamam. İlk büyük kupamı o zaman kazanmıştım. İzlediğim maçlarda ise Karşıyaka Eurochallange finalini unutamam. Maçın ne kadar terse dönebileceğini, basketbolun son saniyeye kadar heyecanını koruduğunu o zaman anlamıştım.

 Basketbolu diğer sporlardan ayırıp farklı kılan özelliği nedir?

Oyuna anında etki edebilme ve kuvvetten çok zekâyla oynamak basketbolu diğer tüm sporlardan ayırıyor.

Röportajı yapan: Vefa Lisesi 150.dönem Elif Akgül

Leave a Reply