Özel boyutlar 420×60 px

Muhammed Ali, Amerika kökenli bir ağır sıklet boks şampiyonu olup 20. yüzyılın en büyük sporcularından biridir. Irk, din ve politika meseleleri konusundaki açık sözlülüğü nedeniyle kariyer hayatı boyunca sayısız tartışmanın konusu olan bir figür oldu. Peki, kimdir Muhammed Ali? Gelin dünyaca ünlü bu boksörün başarı hikâyesine birlikte bakalım.

    Odessa Grady Clay’in (1917-1994) ve Cassius Marcellus Clay(1912-1990)’ın büyük oğulları olarak 17 Ocak 1942’de Louisville, Kentucky’de dünyaya geldi. Çok sevdiği kırmızı-beyaz Schwinn marka bisikleti çalındığında henüz 12 yaşında olan gözü yaşlı Clay, hırsızlığı Louisville polis memuru Joe Martin’e bildirdi ve suçluyu bulduğunda bir temiz döveceğine dair yemin etti. Aynı zamanda bir boks antrenörü olan Martin genç adamın ilk önce nasıl dövüşüleceğini öğrenmesi gerektiğini belirterek kendisini yanına aldı. Altı hafta sonra Clay ilk müsabakasını split karar ile de olsa kazandı.

    18 yaşına geldiğinde Clay iki Altın Eldiven, iki Amatör Atletizm Birliği şampiyonluğu ve sekiz yenilgiye karşı 100 zafer kazanmayı başarmıştı. Liseyi bitirdikten sonra Roma’ya gitti ve 1960 Yaz Olimpiyatları’nda hafif ağır sıklette altın madalya kazandı. İlk profesyonel boks maçını 29 Ekim 1960’da altı rauntluk bir kararın sonunda kazandı. Profesyonel kariyerinin başlangıcından itibaren rakiplerine karşı hızlı ve güçlü direkt vuruşları ve ayak hızıyla üstünlük sağlıyordu. Bitmek bilmez böbürlenmeleri ve kendini övmeleri ona “Louisville Dudak” takma adını kazandırdı.

    Clay, 15’i nakavt olmak üzere ilk 19 dövüşünü kazandıktan sonra, 25 Şubat 1964’te ilk şampiyonluğunu ağır sıklet şampiyonu Sonny Liston’ı (1932-1970) yenmesi ile elde etti. 7-1’lik bir bozgun için Florida’daki Miami Beach’e gelen 22 yaşındaki Clay, müsabakadan önce “Kelebek gibi süzülür, arı gibi sokarım.” diye başlayan ağır iğnelemelerle “Liston” a saldırdı, onu nakavt edeceğine inanıyordu. Liston, yedinci turun başlangıcında zile cevap veremediğinde Clay gerçekten de ağır sıklette Dünya şampiyonluğu unvanını almaya hak kazanmış, tahtın yeni sahibi olmuştu. Dövüşten sonra ringin ortasında “Ben tüm zamanların en iyisiyim.” diye kükreyen yeni bir şampiyon vardı.

    Ertesi sabah düzenlenen basın toplantısında İslam dünyasına yakınlığı ile ünlü Malcolm X (1925-1965) ile Miami’de görülen Clay, İslam’ı seçtiğine dair çıkan söylentileri doğruladı. 6 Mart 1964’te, İslam Ulusunun lideri İlyas Muhammed (1897-1975), Clay’e Muhammed Ali adını bahşetti.

    Muhammed Ali, 25 Mayıs 1965’te yaptıkları maçın ilk raundunda Liston’u devirerek ağır sıklet şampiyonluğundaki yerini iyiden iyiye sağlamlaştırdı ve bu unvanı sekiz kez daha elde etmeyi başardı. Bu şampiyonluğun ardından o günlerde patlak veren Vietnam Savaşı’ndan ötürü 28 Nisan 1967’de ABD Silahlı Kuvvetleri’ne çağrıldı ancak kendisi dini inançlarını öne sürerek orduya hizmet etmeyi reddetti. Ali tutuklandı ve New York Eyaleti Atletik Komisyonu hiç vakit kaybetmeden boks lisansını askıya aldı ve ağır sıklet şampiyonluğunu iptal etti.

   Planlı asker kaçaklığı ile suçlanan Muhammed Ali beş yıllık hapsin yanı sıra 10 bin dolarlık para cezasına çarptırıldı ancak karar temyize gidince serbest kaldı. Bokstan üç yıl men edilen Ali, üniversite kampüslerinde Vietnam Savaşı’na karşı konuştu. Halkın tavrı da savaş karşıtı olduğundan Muhammed Ali’ye verilen destek günden güne arttı. 1970 yılında, New York Eyalet Yüksek Mahkemesi, Ali’nin boks lisansının yeniden aktif hale getirilmesini emretti ve ertesi yıl ABD Yüksek Mahkemesi’nin oy birliğiyle aldığı kararla mahkumiyeti son buldu.

    15 Şubat 1978’de artık yaşlanan Ali unvanını 15 turluk split bir kararla Leon Spinks’e (1953-) kaptırdı. Yedi ay sonra, tacını geri almak ve ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3. Kez kazanan dünya üzerindeki ilk boksör olabilmek için Spinks’i 15 raunt sonunda oy birliği ile alınan bir kararla bozguna uğrattı. 1979’da emekli olduktan sonra Ali kısa süreli ancak başarısız bir geri dönüş girişiminde daha bulundu. 1980’de teknik bir nakavtla Larry Holmes’a yenildi, bunu 11 Aralık 1981’de Trevor Berbick’e (1954-2006) 10 raunt süren bir maç sonucu yaşadığı yenilgi takip etti. Bu dövüşten sonra artık 39 yaşındaki Ali, 56 galibiyet, beş kayıp ve 37 nakavt ile boks hayatını sonlandırdı.

    1984’te Muhammed Ali’ye boks kariyeri boyunca yaşadığı ağır kafa travmasına bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülen Parkinson sendromu tanısı kondu. Eski şampiyonun motor becerileri yavaşça azaldı, hareketi ve konuşması sınırlandı. Parkinson’a rağmen kamuoyunun gözü önünde olmayı sürdüren Muhammed Ali, insani yardım, iyi niyet ve hayırseverlik için tüm dünyayı dolaştı. 1990 yılında Amerikan rehinelerinin serbest bırakılması konusunda görüşmek üzere Irak lideri Saddam Hüseyin’le (1937-2006) bir araya dahi geldi ve 2002 yılında Birleşmiş Milletler Barış Elçisi olarak Afganistan’a gitti.

    Muhammed Ali, Atlanta’daki 1996 Yaz Olimpiyatları’nın açılış törenleri sırasında olimpiyat meşalesini yakma onuruna sahip oldu. 1999 yılında Ali, BBC’nin “Yüzyılın Sporcu Kişiliği” unvanına layık görüldü ve “Yüzyılın Sporcusu” olarak isimlendirildi. Dergiler onu “Yılın Savaşçısı” olarak adlandırdı, hem de diğer boksörlerden farklı olarak pek çok kez, 1990’da Uluslararası Boks Şöhretleri arasında yerini aldı. Muhammed Ali dört kez evlendi ve bu evliliklerinden toplam yedi kız çocuğu ve iki oğlu var. 1986’da dördüncü karısı Yolanda ile evlendi. Ali, 3 Haziran 2016’da 74 yaşında iken hayata gözlerini yumdu.

Yazı: Vefa Lisesi 151.dönem Mirza Yıldız

Leave a Reply