Özel boyutlar 420×60 px

Roger Federer’i keşfeden antrenörlere göre, Federer hangi sporu yapsa sonuç değişmeyecekti. Hele ki futbolcu olsaydı, bir ihtimal, Messi ve Ronaldo’nun üzerinde adı sayılabilecek tek oyuncu olacaktı.

1989 yılında, 8 yaşındaki Roger Federer adındaki ufaklık, Old Boys Tenis Okulu’nun kapısından içeri girdi. Disiplinin fazlasıyla ön plana çıktığı bu okulda çok sayıda tenis koçu ile birlikte çalışan Roger’ın “gelecek vaat eden çocuk” listesine girmesi tam olarak 2 gün sürdü.

Futbolun etrafında dönen İsviçre’de her çocuk gibi Roger’ın da en büyük tutkusu futboldu. Tenisle birlikte Concordio Basel adındaki küçük bir kulübün altyapısında forvet oynuyordu. Aslında tenis koçlarının sıkıntısı da buydu; Roger futbola olan düşkünlüğü yüzünden tenise tam olarak kendisini veremiyordu. Mentörü Kacovski, Roger’ı futboldan vazgeçirip tenise odaklanması için ikna etmeye karar verdi.

12 yaşına geldiğinde Roger artık tenis ile futbol arasında bir seçim yapmak zorundaydı, çünkü tenis turnuvaları ile futbol maçları çakışıyordu, hangisine gitse aklı diğerinde kalıyordu.

Onaltı yaşındayken dünya çapında gençlerde bir numaralı tenisçi olmuştu. 1998, Federer’in gençler turnuvalarındaki son yılıydı. Finali, Wimbledon Juniors’u ve prestijli sezon kapanışı Orange Bowl’u kazanarak yaptı. 1998 sezonunu ITF Dünya Gençler Şampiyonu olarak bitirdi ve böylece profesyonel kariyerine adım atmış oldu.

İlk ATP turnuvasını 2001 şubatında Milano’da kazanan Federer’in, bu turnuvadan sonra dünya erkekler tenis sıralamalarındaki hızlı yükselişi başladı. Davis Cup’da ülkesi adına 3 maç kazanarak ABD’yi ilk turda 3-2 sonuçla kupa dışında bıraktı. Fransa Açık ve Wimbledon’da çeyrek finale çıktı, dördüncü raundda Pete Sampras’ı yenerek Amerikalı tenisçinin 31 maçlık Wimbledon galibiyet serisine son verdi. 2003 yılında, ilk kez katıldığı ve Mark Philippoussis’i yenerek kazandığı Wimbledon’daki Grand Slam turnuvasının da bulunduğu altı turnuva kazandı. 2004’de koçsuz oynayan Federer, aralarında Wimbledon, Amerikan Açık, ve Avusturalya Açık’ın bulunduğu çok önemli dört turnuvanın üçünü kazanarak dünyanın bir numaralı erkek tenişçisi oldu.

2005 yılında Avusturalya Açık yarı finallerinde Rus tenisçi Marat Safin’e yenilerek turnuvadan elenmesine karşın dünya sıralamasındaki birinciliğini korudu. 2006’da başarı grafiğini yükselterek, temmuzda Rafael Nadal’ı alt etti ve dörtüncü Wimbledon turnuvasını zaferle noktaladı. Aynı sene Avusturalya Açık turnuvasını, Marcos Baghdatis’i yenerek kazandı. Uluslararası Tenis Federasyonu, 2006 yılında erkeklerde, İsviçreli Roger Federer’i yılın şampiyon tenisçisi seçti. 25 yaşındaki İsviçreli tenisçi Roger Federer, üst üste üçüncü yılı da şampiyon olarak tamamladı. Ayrıca, ATP 2006 tenis sezonunu zirvede tamamlayan Federer, teklerde katıldığı 17 turnuvanın 12’sini kazanmayı başardı ve sezonu 8 milyon dolar gibi rekor bir para ödülü kazanarak kapattı.

Roger Federer, tenis kariyerinin yanı sıra, 2003 yılında, amacı özellikle Güney Afrika’daki çocuklar yararına üretilen projelere destek sağlamak olan Roger Federer Foundation’ı kurdu. 2005 yılında Tsunami bölgesindekilere yardım için tenis oyuncularını maç yapmak için harekete geçirdi. UNICEF yararına imzalı raketlerini satışa çıkarttı.

Hazırlayan: Vefa Lisesi 152.dönem Ayşe Topçuoğlu

Leave a Reply